Kısa masal

Kısa Masal

Bir adam varmış;
hayallerle dolu.
Gençmiş, heyecanlıymış…
Her şeyi yapabileceğine inanıyormuş
ve doğruymuş ta,
güce sahipmiş.
Ama bilmiyormuş gerçek gücünün kudretini.
Yıllar geçmiş bebekliğinden bu yana.
Düşünmüş, hayal etmiş;
bir hayalet olana kadar.
Bulamamış birçok sorduğu sorunun cevabını.
Ama hayal etmeye devam etmiş
Düşünmeye de… 
Ve bir gün!
Bir hançer yaratmış, bıçağı güneşten.
Gökyüzünü yarmış bu bıçakla;
geçirmiş vücudunu yarıktan, soruların cevaplarını bulabilmek için.
Haykırmış!
Neredesin?! Gördüğüm görünmeyen!
Beklemiş…
Beklemiş…
Cevap gelmemiş…
Ve yarıktan geri cıkmış.
Çıktığında, gece olmuş.
Şehrin göz alıcı güzelliği,
gökyüzündeki yıldızlar gibi gözüne çarpmış.
Orada, Ay’ın yanında şehri izlemiş,
büyülenmiş gibi saatler boyunca hiç kıpırdamadan…
Ve anlamış…
Tüm cevaplar, o ışıkları altında gizlenmiş.
Küçük birer çocuk gibi onunla saklambaç oynuyorlarmış.
Hafifçe gülümsemiş,
“evet sizinle oynayacağım” demiş
sağa sola bakıp devam etmiş:
-Gecenin rengine bürünüyorum, sizi bulabilmek için…
Ben bir hayalperestim…
Eğer cesareti olan takip etsin beni…
Sözleri bitince,
gözden kaybolmuş…
Nereye gittiği, ne olduğu hiçbir zaman öğrenilmemiş
Ama!
Bir inanca göre;
Gecenin bir parçası olmuş…
Gecenin içinde dolaşırmış,
ondan saklanan çocukları aramak için…
Ve derler ki.
Hayallerin gücüne gerçekten inanırsan.
Bir akşam senide gecenin içine davet etmek için rüyalarına girebilirmiş…